Utana sıkıla
kül tablası tadında
omuzları çeltik
çekik bir japon gözü
edası
edası hislerinin
edası seslerinin
seslerinin sedası
nefessiz gidişin.
25 Haziran 2014 Çarşamba
5 Haziran 2014 Perşembe
Kır çiçekleri.
Şişe dibinde kalmış su damlası kadar yalnız değilim
Fakir görmüyorum kendimi o kadar
Dilim paslanmış olsa da
küçümsemem ulan fakirliği.
Yeni bir biçim gerekli
yeni bir fikir
her ne kadar yeni olsada
fakir olabilir bu fikir.
Terk eylemek güzel eylem
kaçış olmamalı yaban otlarından
terk eylemen gerekli kır çiçekleri
başka kır çiçeklerine değiştirebilirim kendimi
bir de kedim var.
umrum da mı bırakır giderim herkesi
kaçış olmamalı yaban otlarından.
çok yaşıyor çok yaşadım aynı sahneyi
sahi sahne vardı bir ara.
neyse..
kalbim sıkıştı.
terk eylemem kır çiçekleri
Nerede büyükse bir kavga
diyorum ya;
Kaçış olmamalı yaban otlarından
Terk eylemem kır çiçekleri.
Fakir görmüyorum kendimi o kadar
Dilim paslanmış olsa da
küçümsemem ulan fakirliği.
Yeni bir biçim gerekli
yeni bir fikir
her ne kadar yeni olsada
fakir olabilir bu fikir.
Terk eylemek güzel eylem
kaçış olmamalı yaban otlarından
terk eylemen gerekli kır çiçekleri
başka kır çiçeklerine değiştirebilirim kendimi
bir de kedim var.
umrum da mı bırakır giderim herkesi
kaçış olmamalı yaban otlarından.
çok yaşıyor çok yaşadım aynı sahneyi
sahi sahne vardı bir ara.
neyse..
kalbim sıkıştı.
terk eylemem kır çiçekleri
Nerede büyükse bir kavga
diyorum ya;
Kaçış olmamalı yaban otlarından
Terk eylemem kır çiçekleri.
28 Mayıs 2014 Çarşamba
Notlar
Bir görgü tanığı atabilirdi kendini bir kentten,
terketmeden unutsaydı bütün yaşattıklarını..
terketmeden unutsaydı bütün yaşattıklarını..
19 Mayıs 2014 Pazartesi
İsmet abi
Bazı şeyler anlatayım mı İsmet Abi- diyerek çekti bir sandalye oturdu bizim ismetin masasına. Çektiğim acıları, yaşadığım sıkıntıları, arkamdan çevrilen işleri, dolu sandığım ama boş olan sandalyeleri anlatayım mı İsmet abi dedi tekrardan. Neler oluyor oğlum yavaş sakin ol diye şaşkın başkışlarıyla cevap verdi bizim ismet. Abi çok doluyum, tükürüğümü yutamıyorum, fazla geliyor nefesler bana, ve yahut içimdeki nefesi tam boşaltamıyorum diyerek, hızlı hızlı konuştu. Anlat bi oğlum sakinleş. Al bir sigara sar bana.
-Tamam abi.
-Anlat şimdi hele.
- Abi bilmiyorum, sıkıntılardan el bombasına dönüşmem yakındır. Ne çok inanmışım insanlara diyorum kendi kendime. Bu kadar çok güvenmek yanlışmış diyorum. Herkes ne çok şey biliyormuş da bana çaktırmıyorlarmış. Koduğumun insanları ne güzel de oynuyorlarmış bu boktan tiyatroyu. al abi sigaranı. Ne diyordum. Çok kandırıldım abi biliyorsun yaşadıklarımı. son zamanlarda ise daha çok kandırıldım abi. yüzüme rüzgar hafif kalır fırtına çarparcasına kelimeler yağdı cümleler vurdu, bakışlar gırlatığımı kesti İsmet abi. Yoruldum artık. Bu insanlardan soğudum. Terketmek istiyorum buraları İsmet abi. Kolay iş benim için aslında. Fazla koymaz biliyorsun. Ama bu koduğumun insanları bunu nasıl karşılar. Arkamdan ne söylerler. Beni anlarlar mı yoksa bana saydırırlar mı bilmiyorum abi. Korkuyorum. Güçsüz görünmek istemiyorum abi. Çember daralıyor abi. Beni ya bu çemberde öldürün ya da beni çemberin dışına itin abiciğim.
-küllüğü uzat.
-Yaptığım işlerden zerre zevk almıyorum şereffsizim. Karnımı doyuracak gibi bir derdim olmasa inan ne bu kadar sıkıntıya girerdim ne de böyle bir yaşantım olurdu be abi. Yaşamak sadece karın doyurmakta olmamalı abi. sen biliyorsun bunu. Sevdiğin kadın var evlisin onunla. İnsan sevmeli sevilmeli diyorum. De abi neden hep seviyorum neden hiç sevilmiyorum?
-Çay içer misin?
-İçerim abi. Çay da beni sevmiyor abi. Şeker atmayı bıraktığım için, bana tat vermiyor. garipsiyor beni. Oysa ne ortak yönümüz oluyordu be abi. O da çayına şeker atmazdı. Artık zaten zerre sikimde değil be abi. Nefret ediyorum abi ondan, onlardan. Biliyorum abi yıllar önce başıma geldi. Sevdiğim kadından nefret ettim başıma gelmeyen kalmadı. Şehir şehir dolaştım en son buraya geldim. Buradan da gitmek istemiyorum abi bir yerlere. Ve yahut daha beterleriyle karşılaşmak istemiyorum. Zor olabilir biliyorum ama..
-Şeker at.
-Atmam abi. Ben öyle silip atacak değilim birşeyleri. Benim için bitmedi abi hiç birşey. Evet abi nefret ediyorum, bir daha asla yanyana gelmeyeceğiz fakat bitmedi abi. bitmiyor. Koduğumun bir herifi gelip alamaz benim sevdiğimi elimden.Hemde öyle yakın yakına tanıyorken. Erkekliğe sığar mı bu abi? Nedir bu yani. Gelip kadının kafasını karıştırmaklar falan. Yakışır mı abi erkekliğe. Hiç yakışır mı?
Çayından bir yudum aldı ismet. Sigarasının sonlarına gelmişti zaten. Bu şekilde seviyordu çay sigara ikilisini. Evet götü düzleşmiş solcu gibiydi biraz lakin farklı huyları vardı. Fazla konuşmazdı. Açtı ağzını yumdu gözünü.
-Bak şimdi evlat. Ben sevdiğim kadını ben kolay kolay elde etmedim. Aylarca bekledim. Sana burada benim bütüm hikayemi anlatacak ve bundan ders al diyecek değilim. Ne haddime zaten. Çayına şeker atmıyorsan evlat. Atmaya başlamadığın sürece bitmeyecek. Sen sadece o adamdan değilde ikisine birden nefret duyduğun için yanlış yoldasın. Ve sana söyleyeceğim sadece şudur ki. Canın ne istiyorsa onu yap. Kolaydır evlat unutmak. Kolaydır unutturmak. Önemli olan arkandan ne konuştukları değil, senin ne duyduğundur. Şimdi bir de kendine sigara sar ve şekerli çayla bi sigara iç bakalım.
Afiyet olsun.
-Tamam abi.
-Anlat şimdi hele.
- Abi bilmiyorum, sıkıntılardan el bombasına dönüşmem yakındır. Ne çok inanmışım insanlara diyorum kendi kendime. Bu kadar çok güvenmek yanlışmış diyorum. Herkes ne çok şey biliyormuş da bana çaktırmıyorlarmış. Koduğumun insanları ne güzel de oynuyorlarmış bu boktan tiyatroyu. al abi sigaranı. Ne diyordum. Çok kandırıldım abi biliyorsun yaşadıklarımı. son zamanlarda ise daha çok kandırıldım abi. yüzüme rüzgar hafif kalır fırtına çarparcasına kelimeler yağdı cümleler vurdu, bakışlar gırlatığımı kesti İsmet abi. Yoruldum artık. Bu insanlardan soğudum. Terketmek istiyorum buraları İsmet abi. Kolay iş benim için aslında. Fazla koymaz biliyorsun. Ama bu koduğumun insanları bunu nasıl karşılar. Arkamdan ne söylerler. Beni anlarlar mı yoksa bana saydırırlar mı bilmiyorum abi. Korkuyorum. Güçsüz görünmek istemiyorum abi. Çember daralıyor abi. Beni ya bu çemberde öldürün ya da beni çemberin dışına itin abiciğim.
-küllüğü uzat.
-Yaptığım işlerden zerre zevk almıyorum şereffsizim. Karnımı doyuracak gibi bir derdim olmasa inan ne bu kadar sıkıntıya girerdim ne de böyle bir yaşantım olurdu be abi. Yaşamak sadece karın doyurmakta olmamalı abi. sen biliyorsun bunu. Sevdiğin kadın var evlisin onunla. İnsan sevmeli sevilmeli diyorum. De abi neden hep seviyorum neden hiç sevilmiyorum?
-Çay içer misin?
-İçerim abi. Çay da beni sevmiyor abi. Şeker atmayı bıraktığım için, bana tat vermiyor. garipsiyor beni. Oysa ne ortak yönümüz oluyordu be abi. O da çayına şeker atmazdı. Artık zaten zerre sikimde değil be abi. Nefret ediyorum abi ondan, onlardan. Biliyorum abi yıllar önce başıma geldi. Sevdiğim kadından nefret ettim başıma gelmeyen kalmadı. Şehir şehir dolaştım en son buraya geldim. Buradan da gitmek istemiyorum abi bir yerlere. Ve yahut daha beterleriyle karşılaşmak istemiyorum. Zor olabilir biliyorum ama..
-Şeker at.
-Atmam abi. Ben öyle silip atacak değilim birşeyleri. Benim için bitmedi abi hiç birşey. Evet abi nefret ediyorum, bir daha asla yanyana gelmeyeceğiz fakat bitmedi abi. bitmiyor. Koduğumun bir herifi gelip alamaz benim sevdiğimi elimden.Hemde öyle yakın yakına tanıyorken. Erkekliğe sığar mı bu abi? Nedir bu yani. Gelip kadının kafasını karıştırmaklar falan. Yakışır mı abi erkekliğe. Hiç yakışır mı?
Çayından bir yudum aldı ismet. Sigarasının sonlarına gelmişti zaten. Bu şekilde seviyordu çay sigara ikilisini. Evet götü düzleşmiş solcu gibiydi biraz lakin farklı huyları vardı. Fazla konuşmazdı. Açtı ağzını yumdu gözünü.
-Bak şimdi evlat. Ben sevdiğim kadını ben kolay kolay elde etmedim. Aylarca bekledim. Sana burada benim bütüm hikayemi anlatacak ve bundan ders al diyecek değilim. Ne haddime zaten. Çayına şeker atmıyorsan evlat. Atmaya başlamadığın sürece bitmeyecek. Sen sadece o adamdan değilde ikisine birden nefret duyduğun için yanlış yoldasın. Ve sana söyleyeceğim sadece şudur ki. Canın ne istiyorsa onu yap. Kolaydır evlat unutmak. Kolaydır unutturmak. Önemli olan arkandan ne konuştukları değil, senin ne duyduğundur. Şimdi bir de kendine sigara sar ve şekerli çayla bi sigara iç bakalım.
Afiyet olsun.
17 Mayıs 2014 Cumartesi
Biliyor musun Clementine?
Mektup nasıl beklenir biliyor musun clementine.
Neyse,
Sen daha beni bilemedin ki,
mektubunu nasıl beklediğimi nasıl anlatayım.
4 Mayıs 2014 Pazar
26 Nisan 2014 Cumartesi
Konu ne olursa olsun, rüzgarım senden eser.
Bu gece seni açtık sohbete. Sürekli senden bahsettik, defalarca adın geçti, defalarca tavırların. O pislikleri temizleyeme çalışma uğraşlarımız. Bu benim kadınım diye işaret edemeyen işaret parmağımdaki izinden bahsettik mesela. Defalarca sandelyeden düştük, hiç gülmedik ama. Bize geldik yolda, beraber uyuduk falan hepsini anlattık. Senin rakı benim şarap çinçinlerimizden tut, senin hediyelerinden benim heyecanlarıma kadar hepsinden bahsettik. O geceden bahsettik hep. Sonra bi ara başka bi geceye geçtik. Senin makarnandan salatalarından, eğilen bükülen domates kasasından bozma tabureden bahsettik, hep senden konuştuk. Bayaa birşey hatırladım. İyi geldi bana bu. Sonra arkasına içimizden birisi bi soru getirdi..
- O gece kimler vardı?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)